Sabahları alarm erteleyen çalışanlar, ertelemeyenlere kıyasla öğle saatlerinde daha uykulu hisseder ve öğleden sonraki görevleri yerine getirmek için daha fazla çaba sarf etmek zorunda kalırlar…

Bu haftaki konumuz; Alarm Erteleme Davranışının Çalışanlar Üzerindeki Etkileri
Sabahları alarm erteleme (snoozing) davranışı hem uyanma anındaki bilişsel performans bakımından hem de gün içindeki uyanıklık düzeyi açısından iş yaşamını etkiler.
Sabahları zor uyanan bireylerin (genellikle geç kronotipler – gece kuşları – geç yatanlar) alarm erteleme eğilimi daha yüksektir.
Erteleme süreci, kişinin derin uykudan aniden uyanmasını engeller, hafif uyku evrelerinde uyanmasına olanak tanır ve uyanma sürecini daha yumuşak hale getirir.
Derin uykudan uyanmak daha şiddetli uyku ataletine yol açtığından, erteleme davranışı çalışanların yataktan daha az sersemlemiş şekilde çıkmasına yardımcı olur.
30 dakikalık ertelemenin -doğrudan uyanmaya kıyasla- aritmetik hız, epizodik bellek ve bilişsel kontrol testlerinde daha iyi performans sağladığı veya performansı olumsuz etkilemediği yönünde araştırmalar mevcuttur.
Bu davranış, işe başlar başlamaz karar vermesi veya zihinsel işlem yapması gereken çalışanlar için başlangıçtaki “zihinsel sisin” dağılmasına yardımcı olabilir.
Erteleme davranışı uzun vadede iş yaşamı üzerinde bazı olumsuzluklara da neden olur.
Alarm erteleyen bireyler iş günlerinde, hiç ertelemeyenlere göre ortalama 13 dakika daha az uyurlar.
Ayrıca, erteleme süreci uykuyu parçalı hale getirerek toplam uyku verimliliğini düşürür.
Sabahları alarm erteleyen çalışanlar, ertelemeyenlere kıyasla öğle saatlerinde daha uykulu hissederler ve öğleden sonraki görevleri yerine getirmek için daha fazla çaba sarf etmek zorunda kalırlar.
Ertelemenin neden olduğu küçük çaplı uyku bölünmeleri ve artan uykululuk hali zamanla birikerek genel iş verimliliğini olumsuz etkiler.
Özellikle uyanır uyanmaz yola çıkması gereken veya kritik kararlar vermesi gereken meslek grupları için uyku ataleti büyük bir risk faktörüdür. Bu bağlamda, stratejik olarak kullanılan kısa bir erteleme süreci, uyanma anındaki tepki sürelerini iyileştirerek iş kazası riskini azaltabilir.
Ancak, çalışanların genel uyku sürelerinin yetersiz kalması (kronik uyku yoksunluğu), gün boyu süren dikkat eksikliğine ve güvenlik açıklarına yol açacak iş kazası riskini artıracaktır.
Özetle, alarmı ertelemek sabah işe başlarken yaşanan zihinsel sersemliği azaltmak için işlevsel bir yöntem olarak görülebilir; ancak bu davranışın günün geri kalanındaki uykululuk seviyesini artırabileceği unutulmamalıdır.
Öneri: İşiniz yarım gün ve daha kısa süreli (birkaç saat) ise alarm erteleyebilirsiniz ancak tam gün çalışanlar için gerçekçi yaklaşım erken yatıp alarm ertelemeden vaktinde uyanmaktır.
Esenlikle kalın…
Dr. Cahit BEHREM

