Tam bir yıldır çok çalıştınız, yoruldunuz, yıprandınız. Dört gözle beklediğiniz, haftalar öncesinden hazırlıklarını tamamladığınız kısacık tatiliniz başladı ve tam tatilin keyfini sürecekken… Belki de dört gün boyunca odanızdan çıkamayacağınız kötü bir sürprizle karşılaştınız… Tam bir kâbus!
Özellikle yaz aylarında, tatilcilerin başına gelen sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan bu belanın adı: TURİST İSHALİ. Bu hastalık her yıl yaklaşık 10-12 milyon kişiyi etkilemektedir.
Turist ishali “mizahi bir yaklaşımla” sık görüldüğü alanların adları ile de anılmaktadır;
- Delhi dansı,
- Çingene karnı,
- Dörtnala Yunan koşusu,
- Türkiye koşar adımı,
- Roma yarışı,
- Aztek çift adımı vb.
Turist ishali nedir, nasıl oluşur, nasıl seyreder?
İshal; günde üç veya daha fazla sayıda sulu dışkılamadır.
Vakaların %80’inden bakteriler sorumludur; en sık görülen patojen e-coli’dir. (Enterotoksijenik Escherichia-coli)
Bulaş kaynakları;
- Temiz olmayan içme suları ve kanalizasyon ile kirlenmiş sular.
- İyi yıkanmamış ya da kirli sularla yıkanmış sebze ve meyveler.
- Dışarıda bırakılmış gıdalar.
- Karasinek ile temaslı gıdalar.
- Hijyenik olmayan havuz, göl ve deniz suları.
Turist ishali genellikle dışarıda beklemiş, bozulmuş gıdalarla ya da kontamine – yani mikroplu- sularla ve bu sularla yıkanmış sebze ve meyvelerle bulaşır. Kontamine gıda vücuda alındıktan bir ile üç gün sonra hastalık belirtileri baş gösterir.
En tipik belirtiler karın krampları, şişkinlik, bulantı, kusma ve günde 4-5 kez (bazen 10-20 kez) sulu dışkılamadır. Sıvı kaybına bağlı halsizlik ve bitkinlik gözlenir. Ateş görülmez. Antibiyotik tedavisi gerektirmez. Çoğu vaka 2 gün içinde, geri kalanı 4 gün içinde ilaçsız düzelir.
Ancak; mukuslu yani sümüksü dışkılama, kötü kokulu dışkılama, kanlı dışkı, ateş gibi belirtiler ishale eşlik ederse ve/veya bağışıklık sistemi zayıf – baskılanmış kişiler, yaşlılar, çocuklar, diyabet ve böbrek hastaları gibi daha yüksek risk altındaki kişiler mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Bu süre içerisinde kaybedilen sıvıyı yerine koymak için; bol temiz su, ayran, açık çay, gazı giderilmiş soda vb. içecekler; yoğurt, haşlanmış patates, muz, soyulmuş elma vb. gıdalar tüketilmelidir. Ayrıca bu zaman mümkün olduğunca dinlenerek geçirilmelidir.
Denebilir ki; “zaten 7-8 günlüğüne tatile gidiyoruz, onu da odaya hapsolup mu geçirelim?” Panik yapmayın! 🙂
Öncelik korunmak olmalıdır.
- Kişisel hijyene özen gösterilmeli, yemeklerden önce ve tuvalet sonrası eller su ve sabunla yıkanmalı, su ve sabuna erişim kısıtlı ise alkol bazlı el dezenfektanları kullanılmalıdır.
- Kaynağı bilinmeyen yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalı, musluk suyu yerine şişe suları tercih edilmelidir. Şişe suyuna erişim kısıtlı ise kaynatılıp soğutulan sular tüketilmelidir. Buz kalıplarının hijyenik sulardan yapıldığından emin olunmalıdır. Diş fırçalarken de güvenli su kullanılmalıdır.
- Açıkta satılan, çiğ tüketilen, pişirilmemiş ya da az pişirilmiş gıdalar yerine iyi pişmiş sıcak yiyecekler tercih edilmelidir.
- Kirletilmiş sulardan yakalanmış ve az pişmiş deniz ürünlerinden uzak durulmalıdır.
- Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri tüketilmemeli, açıkta satılan dondurmalardan tüketilmemelidir.
- Krema, mayonez, dondurma ve açıkta bekletilmiş sütlü tatlılar veya yumurta kullanılan tatlılar gibi çabuk bozulan gıdalardan uzak durulmalıdır.
Sağlıkla gidip sağlıkla dönün…
Esen kalın…
Dr. Cahit BEHREM

