Okul Saldırıları ve Amok Sendromu

Amok, Malayca kökenli[1] olduğu sıklıkla ifade edilse de Portekizce amoucu veya amuca[2] sözcüklerinden köken alan ani ve yoğun bir öfke patlamasıyla karakterize, kişinin kontrolsüzce çevresine zarar verdiği veya öldürdüğü disosiyatif bir cinnet halidir.

Aktif silahlı saldırgan olarak da nitelendirilen Amok saldırganı, kendi silahıyla intihar etmesine ya da polisin olay yerinde müdahaleye başlamasına kadar öldürme olayını sürdürür.[3]

Genelde psiko-sosyal bir travma geçiren kişilerce, hedef gözetmeksizin rastgele açılan ateşlerle kitlesel ölüm ve yaralamalara neden olan Amok saldırılarına, günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde çok sık rastlanmaktadır[4].

ABD tarihindeki en ölümcül 12 silahlı saldırının dördü okul saldırısıdır; bunlardan en ölümcül ikisi 2007’deki Virginia Tech Üniversitesi saldırısı ve 2012’deki Sandy Hook İlkokulu saldırısıdır. [5]

İlk olaydaki saldırgan üniversitede lisans öğrencisi olan Seung-Hui Cho idi. İntihar etmeden önce iki yarı otomatik tabancayla 32 kişiyi öldürdü ve 17 kişiyi yaraladı. Altı kişi de Cho’dan kaçmak için pencerelerden atlayarak yaralandı. [6]

İkinci olaydaki saldırgan 20 yaşındaki Adam Lanza idi. 26 kişiyi vurarak öldürdü. Kurbanların 20’si altı ila yedi yaşlarındaki çocuklardı ve diğer altısı okul personeliydi. Lanza, aynı günün erken saatlerinde okula gitmeden önce annesini Newtown’daki evlerinde vurarak öldürmüştü. İlk müdahale ekipleri okula vardığında Lanza kafasına sıktığı kurşunla intihar etti.[7]

Amok sendromu yoğun kronik stres, travma, bastırılmış öfke ve kültürel baskıların tetiklediği, disosiyatif (bilinç kopması) özellik gösteren nadir bir psikiyatrik tablodur. Bireyde ani gelişen cinnet, kontrolsüz şiddet ve kendine/çevreye zarar verme davranışı ile karakterize olan bu psikiyatrik tabloya genetik yatkınlık, kişilik özellikleri ve beyin kimyasındaki dengesizlikler neden olabilmektedir.[8]

Şiddetli travmatik deneyimler, kronik stres, ailevi sorunlar, yalnızlık ve yoğun toplumsal baskılar, bireyin başa çıkma mekanizmalarını felç ederek amoku tetikleyebilir. Bastırılmış duygular, derin hayal kırıklıkları, kişilik bozuklukları ve düşük dürtü kontrolü etiyolojide rol oynayabilmektedir.

Beyindeki tehdit algısını yöneten amigdala gibi yapıların işlev bozuklukları, genetik yatkınlık ve biyokimyasal dengesizlikler (örn. serotonin düşüklüğü) bu patlamalara zemin hazırlayabilir.

Depresyon, alkol/madde kullanım bozuklukları, paranoid düşünceler veya psikoz benzeri durumlar amok atağını tetikleyen organik sebepler arasındadır. Genellikle içe kapanma ve depresif bir ruh haliyle başlar, ardından ani, irrasyonel ve şiddet içeren bir cinnet hali (dissosiyatif durum) gelir. Atağın ardından kişi genellikle ne yaptığını hatırlamaz.

Bu durum, psikiyatride “kültüre özgü sendromlar” arasında yer alır ve genellikle “bardağı taşıran son damla” niteliğindeki bir olaydan sonra patlak verir. Stefan Zweig’ın ünlü öyküsüne de konu olan bu kavram, modern dilde “gözü kara, hiddetle saldıran” anlamında kullanılır.

Geçmiş veriler, amok davranışının taklit edilebileceğini göstermektedir. 01.01.1993 – 30.06.2000 dönemini kapsayan iki ana Alman gazetesindeki 132 amok vakası raporunun analizi, amok olaylarının çoğunun zaman içinde tesadüfi bir şekilde dağılmadığını ortaya koymuştur [9]

Taklit etkisi haberin veya kurgunun sunulduğu medya türüne (gazeteler, kitaplar, müzik, tiyatro, filmler, TV veya İnternet gibi yeni elektronik mecralar) göre değişiklik gösterir. Tasvir edilen davranışın gerçek veya kurgusal olması önemlidir; gerçek davranışların, kurgusal olanlara göre taklit edilme olasılığının daha yüksek olduğu varsayılmaktadır. Haberin “dozajı”, yani ne kadar çok tanıtım yapıldığı ve ne sıklıkla sunulduğu taklit etkisini doğrudan etkiler; tanıtım arttıkça taklit etkisi de artar. İzleyici kitlesinin büyüklüğü veya potansiyel taklitçi sayısı, eylemin yayılma hızında etkilidir. Potansiyel taklitçi ile model (fail) arasındaki yaş ve cinsiyet gibi benzerlikler taklit riskini artırır. Kişinin eylem anında modelle benzer bir ruh hali içinde olması, medyadaki haberlerin bir tetikleyici etki yaratmasına neden olabilir. Eylemlerin gerçekleştirilme tarzı, kullanılan silahlar ve hedef seçimi gibi unsurlardaki benzerlikler taklit etkisini güçlendirir. [10]

Özellikle askerlik veya polislik gibi mesleki bağlantılar nedeniyle silahlara ve özel yöntemlere kolay erişim sağlanması, amok davranışını kolaylaştıran bir faktördür. İlişki sorunları, intikam duygusu, narsistik kişilik bozuklukları veya dürtü kontrol bozuklukları gibi unsurlar faillerin profilinde sıkça görülen etkenlerdir.[11]

Amerika Birleşik Devletleri Gizli Servisi, Aralık 1974’ten Mayıs 2000’e kadar Amerika Birleşik Devletleri’nde 41 kişinin katıldığı 37 okuldaki silahlı saldırı olayı ile ilgili bir araştırmanın sonuçlarını yayınladı. [12] FBI tarafından 18 okuldaki silahlı saldırıya ilişkin önceki bir raporda saldırganları; orta sınıf, yalnız/yabancılaşmış, tuhaf, silahlara erişimi olan beyaz erkekler olarak tanımladılar. [13]

Özetle, yukarıda alıntılanan çalışmalar gösteriyor ki bu saldırıları bir tek etkene bağlamak, sansür ve erişim engelleri dahil, güvenlikçi önlemlerle çözmeye çalışmak sorunu yeterince anlamadığımızı gösteriyor.

Ülkemizde yaşanan sosyo-kültürel, ekonomik, psikolojik ve ahlaki dönüşümün arka planını irdelemeden, yaşanan vakaları/olayları tüm yönleri ile ele almadan, kök nedenleri ortaya koymadan, sadece sanal oyun sitelerini, dizileri, filmleri hedefe koyan, “kolay” nedenlere sıkışıp kalan analizlerden kendimizi ve aklımızı korumak zorundayız.

CNN TURK yayınında olayın ele alınış biçimi

Akisyon planı olarak sunulan/sunulacak olan güvenlikçi politikaların yaraya derman olmayacağını, ülkede güvenin yeniden teminine katkı sunmayacağını şimdiden söylemek hiç de erken olmayacaktır.

Zira ülkede gün geçtikçe derinleşen ekonomik kriz, üretilen artı değerin paylaşılmasındaki eşitsizlik, ülkenin dört bir yanına yayılan mafyatik tavırlar, yaşanan deprem ve getirdiği değersizlik duygusu, ilköğretim seviyesine kadar inen uyuşturucu pazarları… Dışarıdan ithal edilen, eylemsizlikle karakterize ama yakınmanın baskın tavır olduğu, giderek yaygınlaşan Ortadoğu kültürü, bu kültürden esinlenen diziler, filmler, haberler, tv programları, çoğu dışarıda üretilmiş para kazanmaya odaklı (bazen de başka emelleri bulunan) sanal oyunlar topyekün masaya yatırılmaz ise doğru eylem planları oluşturmak ne yazık ki imkansızdır.

Çocuğunu kaybeden babanın feryadını ağız kapatarak bastıran anlayışın bu sorunu analiz etmede ne denli başarılı olacağı ise koskoca bir soru işaretidir.

Dr. Cahit BEHREM – 16 Nisan 2026

KAYNAKLAR:

[1] https://www.etymonline.com/word/amok 1670’lerden itibaren kaydedilmiş, Malayca (Avustronezya) kökenli bir sözlü ifade. Amuk “Öfkeyle saldıran”

[2] https://www.etymonline.com/word/amok Bu kelime daha önce isim veya sıfat olarak “çılgın bir Malay” anlamında kullanılıyordu, aslen Portekizce kökenli; amouco veya amuco.

[3] EKEV AKADEMİ DERGİSİ Yıl: 19 Sayı: 63 (2015) AMOK SALDIRILARI VE MÜDAHALE TEKNİĞİ Hakan Batırhan KARA Özcan ÖZKAN

[4] EKEV AKADEMİ DERGİSİ Yıl: 19 Sayı: 63 (2015) AMOK SALDIRILARI VE MÜDAHALE TEKNİĞİ Hakan Batırhan KARA Özcan ÖZKAN

[5] https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/595693 Muschert GW. . Okul saldırıları üzerine araştırma. Soc Compass 2007; 1:60 – 80; http://dx.doi.org/ 10.1111/j.1751-9020.2007.00008.x [ DOI ] [ Google Scholar ]

[6] https://tr.wikipedia.org/wiki/Virginia_Tech_Katliam%C4%B1

[7] https://tr.wikipedia.org/wiki/Sandy_Hook_%C4%B0lkokulu_sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1

[8] Memorial sağlık grubu yayınları

[9] https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/595693

[10] https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/595693

[11] https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/595693

[12] https://www.ed.gov/sites/ed/files/admins/lead/safety/preventingattacksreport.pdf

[13] https://www.npr.org/sections/ed/2018/02/22/587334597/what-decades-of-covering-school-shootings-has-taught-me

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir